DOKTORLARIN EŞ DURUMU MAZERETİ HAKKINDA DANIŞTAY KARARI
Editor
Danıştay, uzman doktor olan davacının öğretim görevlisi olarak görev yapan eşinden dolayı atanmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemi hukuka aykırı buldu.



Davacı Gümüşhane Devlet Hastanesinde Uzman Doktor olarak görev yapmaktadır. Davacının eşi ise Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında 2547 sayılı Kanuna tabi olarak Öğretim Görevlisi kadrosunda görev yapmaktadır. Davacı eş durumu sebebiyle Adana iline atanma talebinde bulunmuş, ancak isteğinin reddedilmesi sebebiyle İdare Mahkemesinde dava açmıştır.

Adana 1. İdare Mahkemesi konu hakkında verdiği kararında; "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği"nin dayanağı olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına ilişkin Yönetmelikte serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş dolayısıyla sağlık personeline eş durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkı tanındığı, anılan Yönetmelikte hekimleri kapsayan "stratejik personel"e bu konuda kısıtlama getirildiği, kurum yönetmeliklerinin Genel Yönetmeliğe aykırı hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı, davacının, eşinin nakil talep edilen yerde, son üç yıl sosyal güvenlik primi ödenmek suretiyle kesintisiz ve halen çalıştığının, başka bir yerde çalışma imkanının da mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmetmiştir.

Danıştay'a davalı idare tarafından temyiz edilen konunun incelenmesi sonucunda; "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği"nin 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasının (ç) bendinde yer alan; "Eşi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan üniversitelerde -öğretim üyesi olanların- ataması eşinin görev yaptığı yere yapılır." hükmüne göre Sağlık Bakanlığı personeli olan birinin eşi eğer Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan bir üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapıyorsa ilgili personelin eşinin yanına atamasının yapılabildiği, fakat öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanlarının (öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi) kapsam dışında tutularak eşitlik ilkesinin ve aile bütünlüğünün korunmasının ihmal edildiği, aynı zamanda eksik düzenleme yapıldığı, bu nedenle dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmesinin durdurulduğundan bahisle, söz konusu İdare Mahkemesinin kararının işlemin iptal gerekçesini bu yönden hatalı bulmasına rağmen mahkemenin kararını sonucu itibarıyla hukuka uygun bularak kararı onamıştır.

Yavuz Selim KAPLAN

T.C

DANIŞTAY

İkinci Daire

Esas No: 2016/14831

Karar NO: 2018/4387

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Sağlık Bakanlığı

Vekilleri : Hukuk Müşaviri V. ....., Hukuk Müşaviri ........

Karşı Taraf (Davacı) : .........

Vekili : Av..........

İsteğin Özeti: Adana 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2016 günlü, E:2015/1388, K:2016/391 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. Maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti: Temyizi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: Seval Özkan Ülgen

Düşüncesi: İdare mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İkinci İdaresine; 25/08/2017 günlü, 30165 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun hükmünde Kararname ile 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kararnameye eklenen geçici 15. Madde uyarınca, Türkiye kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığının dava ve icra takip işlerinin Sağlık bakanlığına devredildiği görülmüş olup, davanın Sağlık bakanlığı husumetiyle görülmesine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü:

Dava; 63. Dönem Devlet Yükümlülüğü kurasında Gümüşhane Devlet Hastanesine atanan ve hala anılan hastanede uzman doktor olarak görev yapan davacı tarafından, eşinin Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında 2547 sayılı Yasaya tabi olarak öğretim görevlisi kadrosunda görev yaptığından bahisle eş durumu nedeniyle Adana iline atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 26/06/2015 günlü işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Adana 1. İdare Mahkemesi'nin 26/04/2016 günlü, E:2015/1388, K:2016/391 sayılı kararıyla; Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Dayanağı olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına ilişkin Yönetmelikte serbest veya özel kuruluşlarda çalışan eş dolayısıyla sağlık personeline eş durumu özrü nedeniyle atanma isteğinde bulunma hakkı tanınmış iken, anılan Yönetmelikte hekimleri kapsayan "stratejik personel"e bu konuda kısıtlama getirildiği, Genel Yönetmelikte yapılan değişiklikten sonra, kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerinin bu yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağından, kurum yönetmeliklerinin Genel Yönetmeliğe aykırı hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı, stratejik personel için getirilen bu kısıtlamanın hukuken kabul edilmeyeceği, bu hukuki çerçevede 16/08/2014 tarihinden sonra, stratejik personelin eş durumu mazereti nedeniyle nakil talebinde bulunma hakkının mevcut olduğunun kabulü gerektiği, davacının, eşinin nakil talep edilen yerde, son üç yıl sosyal güvenlik primi ödenmek suretiyle kesintisiz ve halen çalıştığının, başka bir yerde çalışma imkanının da mevcut olmadığının anlaşılması karşısında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

Davalı İdare dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte, İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek 1 maddesi ve Devlet Memurların Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe dayanılarak, sağlık hizmetlerinin yurt genelinde etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelinin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmış olan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konmuştur.

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haline göre "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, eşlerin ikisinin de Bakanlık veya bağlı kuruluşlarda kamu personeli olması hali düzenlenmiş, devamında ise;

"(2) Eşlerin farklı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalışması halinde;

a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır.

b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tabi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıfından birinde görev yapanlar ile hakim, savcı veya Türk Silahlı kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır.

c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C ve D hizmet gurubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısında aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir.

ç) Eşi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan üniversitelerde öğretim üyesi olanların ataması eşinin görev yaptığı yere yapılır.

(5) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde kesintisiz 3 yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında çalışanlardan askerlik süresinin borçlanıp primlerini ödeyenlerin askerlikte geçen süreleri üç yıllık süre kapsamında değerlendirilir.

(7) "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz" kurallarına yer verilmiş olup, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 30/09/2015 günlü, E:2015/17376 sayılı kararıyla 20. maddesinin 2.fıkrasının (ç) bendinin; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde "Bu kanunun amacı; Yükseköğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek ve bütün yükseköğretim kurumlarının ve üst kuruluşlarının teşkilatlanma, işleyiş, görev yetki ve sorumlulukları ile eğitim-öğretim, araştırma, yayım, öğretim elemanları, öğrenciler ve diğer personel ile ilgili esasları bir bütünlük içinde düzenlemektedir." "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, öğretim elemanları Yükseköğretim Kurumlarında görevli öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmanlar ile öğretim yardımcılarıdır." Öğretim üyeleri ise "Yükseköğretim kurumlarında görevli profesör, doçent ve yardımcı doçentlerdir." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 5. bölümünün başlığı "Öğretim Elemanları" olarak belirlenmiş ve öğretim üyeleri, öğretim görevlileri, okutmalar ile öğretim yardımcıları (araştırma görevlileri, uzmanlar, çeviriciler, ve öğretim planlamacılarıdır) bu bölüm altında maddeler halinde düzenlenmiştir. Yine aynı Yasa'nın çalışma esaslarının belirlendiği 36. maddesinde "Öğretim elemanları, üniversitede devamlı statüde görev yapar." şeklinde bir düzenleme mevcuttur. 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "Bu Kanun 04/11/1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa tabi üniversite hükmünün bulunduğu, 2547 sayılı Kanun ile 2914 sayılı Kanun beraber değerlendirildiğinde, öğretim görevlisi, öğretim elemanı, okutman, araştırma görevlilerinin, öğretim elemanı olarak bir başlık altında toplandığı ve aynı yasal düzenlemelere tabi olduklarının görüldüğü, dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesinde Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliğinin hangi durumlar altında gerçekleşeceğinin düzenlendiği, aynı maddenin 2. fıkranın (ç) bendinde ise, Sağlık Bakanlığı personeli olan birinin eşi eğer Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan bir üniversitede öğretim üyesi olarak görev yapıyorsa ilgili personelin eşinin yanına atanmasının önünün açıldığı, bu düzenleme ile yükseköğretimde görev yapan öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanlarının kapsam dışında tutulduğu, konuya ilişkin Anayasal ve yasal düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde, söz konusu düzenleme ile eşitlik ilkesinin ve aile bütünlüğünün korunmasının ihmal edildiği, aynı zamanda öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanlarının kapsam dışı tutularak eksik düzenleme yapıldığı, bu nedenle dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yürütmesi durdurulmuş, anılan karara davalı idare tarafından yapılan itiraz, söz konusu maddeye ilişkin olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/01/2016 günlü, YD İtiraz No:2015//1419 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; Tıpta Uzmanlık Eğitimini tamamlayan davacı tarafından eşinin Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Hastanesi'nde öğretim görevlisi olduğu ve başka yerde çalışma imkanının bulunmadığından bahisle 63. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Mazeret Kurası kapsamında eş durumu mazeretiyle Adana iline atanma talebinde bulunduğu, başvurusunun Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 20. maddesi uyarınca reddi ve davacının Gümüşhane Devlet Hastanesine devlet hizmeti yükümlüsü olarak atanması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda doktor olan ve uzmanlığını tamamlayan davacının, Başkent Üniversitesi Adana Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü Hastanesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan eşinden dolayı Adana iline atanmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde, yukarıda belirtilen hukuksal durum karşısında hukuka uyarlık; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ancak, davacının eşinin nakil talep edilen yerde, son üç yıl sosyal güvenlik primi ödenmek suretiyle kesintisiz ve halen çalıştığının, başka bir yerde çalışma imkanının da mevcut olmadığı gerekçesine yer verilmek suretiyle hüküm kuran İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle Adana 1. İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan 26/04/2016 günlü, E:2015/1388, K:2016/391 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde Danıştay'da kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 28/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 30 Nisan 2019, 10:14 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER: