BAKAN AKDAĞ: 'TÜRKİYE'DE HEKİM AÇIĞINI KAPATMIŞ OLACAĞIZ''
ADMiN
Sağlık Bakanı Recep Akdağ: ''Öyle umut ediyoruz ki cumhuriyetimizin 100'üncü yılına doğru giderken Türkiye'de hekim eksikliğini, hekim açığını kapatmış olacağız''



Bakan Akdağ, TBMM Genel Kurulunda milletvekillerinin sorularını cevapladı. Bakan Akdağ, bebek ölümlerine ilişkin soru üzerine, “Ülkemizde bebek ölüm oranları 2014 yılında binde 7,6 olarak tespit edilmiştir. Ülkemiz, OECD ülkelerinin bebek ölümlerinde otuz yılda kat ettiği mesafeyi sekiz yılda almayı başarmıştır ve Dünya Sağlık Örgütünün raporları bu hususta Türkiye'nin çok büyük bir başarısına da işaret etmektedir.

Bir Bebek Ölümleri İzleme Sistemimiz var; bebek ölüm hızları bu sistemden alınan verilerle Türkiye İstatistik Kurumunun Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımızın ortak kullandığı Ölüm Bildirim Sistemi verileri karşılaştırılarak ve yine TÜİK'in yayınladığı canlı doğum sayıları baz alınarak hesaplanmaktadır.

Bu kapsamda; 2014 yılında 7,6 olan bebek ölümü 2015 yılında aynı oranlarda; 2016'da 7,3 olarak gerçekleşmiştir. Burada da şöyle bir gerçeğe işaret etmek isterim: Dünya Sağlık Örgütünün geçmiş yıllardaki tavsiyelerine göre bebek ölümlerini hesaplarken yirmi sekiz haftalık gebelik üzerinde bebek ölümlerini hesaplıyoruz. Ancak Türkiye artık gelişmiş bir ülke; dolayısıyla doğrudan doğruya yirmi sekiz haftanın altında bebekleri de hesaplamaya başladık. O zaman biraz önce bahsettiğim bebek ölüm hızlarına 2-3 puan eklenmektedir. Ancak bebek ölüm hızlarımız sürekli olarak azalıyor. İnşallah içinde bulunduğumuz yıl da bunu daha da azaltmış olacağız'' ifadelerini kullandı.

Sigara kullanımı
Sigara kullanımına ilişkin Akdağ, ''Türkiye, ülkemiz, sigarayla mücadelede Dünya Sağlık Örgütü'nün "şampiyon ülke" olarak ilan ettiği ve üst üste ödüller verdiği bir ülkedir çünkü sigara mücadelesinin bütün kavramsal gereklerini imzaladığımız uluslararası anlaşma çerçevesinde yerine getirmiş bir ülkeyiz. Dünya Sağlık Örgütü bütün ölçütlerin tamamını yerine getiren tek ülke olarak Türkiye'yi ilan etmiştir. 3 temel üzerine kurmuştuk başından beri; öncelikle gençlerimiz sigaraya başlamasın, toplum sigara dumanından pasif maruziyetten kurtulsun, sigara içenler de bırakmaları için kendilerine destek bulsunlar.

Bunların hepsini gerçekleştirdik, altı kriterle. Bu arada denetim faaliyetlerimizi yedi gün yirmi dört saat esasına göre sürdürüyoruz. Bu kapalı mekânlarda tütün kullanımıyla alakalı olarak bugüne kadar 16 milyon denetim yaptık, yaklaşık 190 milyon Türk lirası idari para cezası uyguladık. Bir taraftan sigarayı bıraktırma hattımız 171 var, Meclis kürsüsünden bir kere daha ilan etmiş oluyorum. Bu hususta yardım isteyen bütün vatandaşlarımız 171 numaralı hattı aramalılar. Bu 171 numaralı hattan aldıkları destek bir taraftan da sigarayı bırakma polikliniklerinde devam ettireceklerdir. Danışma hattımıza, kurulduğu 2010 yılından bugüne kadar yaklaşık 25 milyon çağrı girişi olmuştur. Sigara bırakma polikliniklerimizde de 2 milyon civarında vatandaşımıza hizmet ettik'' şeklinde konuştu.

Akdağ şunları kaydetti: ''TÜİK'in 2016'da yaptığı yeni araştırmalar şunu gösteriyor: 2014 yılından 2016 yılına kadar geçen iki yıllık süre zarfında yine sigara içme oranlarını düşürmeyi başardık. Yani bu husustaki trend eğilimi olumluya doğru döndü. 2014 yılında 15 yaş ve üzeri tütün kullanım oranı yüzde 32,5 iken 2016 yılında bu yüzde 30,5'e düştü 2 puan aşağıya indi. Ama şunu söylemek gerekir: Türkiye, gerçekten sigaranın çok fazla içildiği bir ülke. Bu hususta önümüzdeki günlerde ciddi yeni tedbirlerimiz var. Bir taraftan denetimleri güçlendirirken öbür taraftan düz pakete geçmek için sizlere bir madde getireceğiz.''

Doktor sayısı

Doktor sayısına ilişkin soruya Akdağ, ''Türkiye, doktor sayısı itibarıyla Dünya Sağlık Örgütünün Avrupa bölgesi ülkeleri içinde sondan ikincidir; sonuncuyduk, sondan ikinci duruma geldik. Bu Meclis kürsüsünde bundan on sene, on iki sene önce 'Türkiye'de doktor sayısı az, doktor sayısı fazlalaşmalı, artırılmalı' diye ifade ettiğimi hatırlıyorum; akademiden gelen bir değerli hocamız, doktor milletvekilimiz bu kürsüye çıkıp beni çok acımasızca eleştirmişti, 'Kendisi de bir akademisyen olan Sağlık Bakanı, nasıl olur da Türkiye'de doktor sayısı eksik' falan diye. Muhtemelen yanlış bir bilgiden kaynaklanıyordu. O günden beri biz Sağlık Bakanı olarak üniversiteler nezdinde, YÖK nezdinde tıp fakültesi öğrencilerinin sayılarının artırılmasını istiyoruz. Buna başlangıçta muvaffak olamadık, neticeten muvaffak olduk. 2003'te yaklaşık olarak yılda 4 bin 500 tıp fakültesi yeni öğrencisi alınıyordu üniversitelere, tıp fakültelerine, şu anda 11, 12 bin civarında öğrenci alınıyor. Öyle umut ediyoruz ki Cumhuriyetimizin 100'üncü yılına doğru giderken Türkiye'de hekim eksikliğini, hekim açığını kapatmış olacağız'' diye konuştu.

Mısır şurubunda elde edilen fruktoz içerikli şekerle ilgili Akdağ, ''Mevcut beslenme şeklimizde fruktozun yalnız başına tüketilmesi pek mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla, buradaki önemli konu şudur: Kişilerde obezite oluşması, bunun da bir şeker hastalığına zemin hazırlaması aslında vücuda alınan enerjiyle harcanan enerji arasındaki dengenin bozulması harcanandan daha çok enerji alınmasıdır, kalori tüketilmesidir yani. Dolayısıyla, sadece nişasta bazlı şeker değil, şeker olarak adlandırılan bütün maddelerin fazla miktarda tüketimi bu dengeyi bozarak bizde rahatsızlıklara yol açmaktadır'' ifadelerini kullandı.

 02 Haziran 2017, 17:41 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER: