'ADAYLAR GÖĞÜS CERRAHİSİNİ SEÇME KONUSUNDA DÜŞÜNMEK ZORUNDA KALIYOR'
ADMiN
Prof. Dr. Elbeyli: Acil, rutin, poliklinik ve klinik hizmetlerinin yanı sıra ameliyat programı da ağır ve yorucu. Bir ya da iki asistanın yürüttüğü bu işlemlere bir de nöbet eklenince, adaylar göğüs cerrahisini seçme konusunda düşünmek zorunda kalıyor.



Tıpta Uzmanlık Sınavı 2016 Sonbahar Dönemi sonuçları açıklandı. En fazla boş kalan kadrolar cerrahi alanında olurken, “göğüs cerrahisi” bu alanda en az tercih edilen branş oldu.

Cerrahi alanında yaşanan bu değişikliği, Türk Göğüs Cerrahisi Derneği Başkanı, Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Elbeyli Medimagazin’e anlattı.

Kadroların boş kalmasını neye bağlıyorsunuz?

Cerrahi eğitimi uzun, zor ve yorucu bir eğitim programına sahip. Üç büyük il dışında, eğitim kliniklerinde yer alan asistan sayısı az, iş yükü çok fazla. Acil, rutin, poliklinik ve klinik hizmetlerinin yanı sıra ameliyat programı da ağır ve yorucu. Bir ya da iki asistanın yürüttüğü bu işlemlere bir de nöbet eklenince, adaylar göğüs cerrahisini seçme konusunda düşünmek zorunda kalıyor.

Yoğun emek gerektiren bu branştaki hasta populasyonu yaşlı ve çok sayıda problem meydana geliyor. Bunun yanı sıra verilen emek, devletin sağlık sistemi içinde (Sağlık Uygulama Tebliği ve işlem bedelleri açısından) yeterli ve hakkaniyetli olarak değer bulamıyor ve mesleğe atılan arkadaşlarımızın uzun süren mesleki eğitim ve yaşantısı içinde kendilerini maddi ve manevi olarak değersiz hissetmesine yol açıyor.
Gelir düzeyinin düşük olduğu bu meslekte bir diğer sorun ise göğüs cerrahisi işlemlerinin tek kişinin devam ettirebileceği bir alan olmaması; bir ekip ve altyapı gereksinimi var. Ancak periferde bütün bu işlemleri tek kişi icra ediyor ve çok sayıda iş yükü olan hekimler zorluklar yaşıyor.

Türkiye’de kaç göğüs cerrahı var? Sayı yeterli mi? Göğüs cerrahisi yeterli ilgiyi görüyor mu?

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkemizde Bakanlık, üniversiteler ve özel sağlık kuruluşlarında yaklaşık 590 göğüs cerrahisi uzmanı görev yapıyor. Aslında bu sayı yeterli, hatta biraz da fazla. Ancak dağılımda sıkıntı yaşanıyor. Özellikle büyük illerde yoğunluk fazla.

Eğitim hastanelerindeki göğüs cerrahı sayısı yeterli, ancak üniversite hastanelerinde ne yazık ki asistan eksikliği var. Bu durumun çözümü için mecburi hizmet yükümlüsü olarak uzman istihdam edilmesi yararlı olabilir. Fakat Sağlık Bakanlığı bu konuda olumlu bir tutum içerisinde değil. Üniversitelerin taleplerine cevap verilmiyor.

Eğer asistan veremiyorsak, bunun yerine uzman görevlendirilme yolu ile hem bu ihtiyaç karşılanabilir hem de mezuniyet sonrası eğitim verilmesi yoluyla uzmanlarımızın mesleki olarak daha iyi bir gelişim elde etmeleri sağlanabilir.

Türk Göğüs Cerrahisi Derneği, Bakanlık ile ülkemizdeki göğüs cerrahı dağılımı ve asistan ihtiyacını karşılayıcı yöntemler ile ilgili olarak bir çalışma yürütmeye çalışıyor.

Göğüs cerrahı maalesef maddi ve manevi olarak hak ettiği kıymeti bugüne kadar görememiştir. Günümüz sağlık sistemi içinde olmazsa olmazı olmakla birlikte kıymeti anlaşılmış değildir. Majör bir cerrahi branş olarak verilen emek devletin henüz kıymetine ve takdirine mazhar olabilmiş değildir.

Ne yazık ki üç değerli göğüs cerrahımızı kaybettik. Hekime şiddet bu branşın seçilmesini etkiledi mi?

Göğüs cerrahisi son yıllarda üç değerli mensubunu maalesef elim bir şekilde kaybetti. Mesleklerinden ötürü katledildiler, mesleki şehidimiz oldular. Bu, sağlık camiasında büyük bir travma yarattı elbette. Özellikle genç neslin kararlarında etkili olmuş görünüyor. Zor ve uzun bir meslek hayatına ek olarak bir de hayati risk göğüs cerrahisi alanını seçmede olumsuz bir algı oluşturdu. Toplumun kıymet bilmezliği ve vefasızlığı, hâlihazırda genç meslektaşlarımızın kararında etkili oluyor.

Teşekkürler.


 24 Ocak 2017, 14:00 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER: