GASTROENTEROLOGLARDAN 3 TALEP
demo
Gastroenterologlar, üç kez mecburi hizmete gitmek istemiyor, sayılarının artırılmasını istiyor ve endoskopinin uzman kişiler tarafından yapılmasını talep ediyor



Türk Gastroenteroloji Derneği (TGD) tarafından düzenlenen 33. Ulusal Gastroenteroloji Haftası, 22-27 Kasım 2016 tarihleri arasında Antalya’da yapıldı.

Türk Gastroenteroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Serhat Bor basın toplantısında yaptığı açıklamada, gastroenteroloji uzman sayısının yetersizliğinden söz ederken, anı zamanda endoskopiyle ilgili 'kim yapmalı' konusunda görüşlerini açıkladı.

Prof. Dr. Serhat Bor şunları söyledi:

Gastroenterolojinin hasta potansiyeli çok

Sindirim sistemi hastalıkları son derece önemlidir. Genel olarak Türkiye’de her 10 kişinin 7’sinde sindirim sistemi hastalığı bulunduğu kabul ediliyor. Reflü sıklığı % 23 civarında, yine hazımsızlık hastalığı %15, kabızlık sıklığı % 9, altına abdest kaçırma gibi son derece önemli bir sağlık sorunu %3. Çok yüksek maliyetlerle ama çok iyi ameliyat edilen hepatit c %0. 8, hepatit b %4’ tür. Safra taşları ve diğer problemleri düşünürsek gastroenteroloji toplumda en sık görülen kronik hastalıkların tanı ve tedavisiyle uğraşan bilim alanı.

Üç kez mecburi hizmet

Bilim alanıdır ama Bu arkadaşlarımız tıp fakültesinden mezun olurlar sonra bir mecbur hizmete giderler. Daha sonra TUS’a girerler iç hastalıkları uzmanı olurlar, bir daha mecbur hizmete giderler oda yetmezmiş gibi gastroenteroloji ihtisası yaparlar. 3 yıl boyunca biz onlara endoskopik tedavilerin en önemlerinden başlayarak endoskopisi yapmayı değil de endoskopi yapmayı en iyi şekilde bilen hekimler olarak yetiştiririz. Birçok tümörler çıkartmayı öğretiriz ve daha sonra tekrar mecburi hizmete giderler. Kendinizden bir pay biçmenizi rica ediyorum. Sizi 3 defa kendi isteğiniz dışında bir yere gönderseler ne hissedersiniz? İyi şeyler hissetmezdi hiç kimse tabi ki de.

Gastroenteroloji nesli tehlikede

Bu yüzden bu yal alanlarda bir takım sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu kadar önemli bir sağlık sorununa hitap eden gastroenteroloji nesli tehlikede olan bir meslek dalıdır. 5 yıl önce %50 civarında gastroenteroloji kadrosu verilirken şu anda bu sayı son 4 yıldır 20’dir. Bu meslek dalında emekli olan, vefat eden bu tempoya dayanamayıp yurt dışına giden yöneticilik pozisyonuna girenleri düşünürseniz bu aile küçülmektedir.

Gastroenterolog sayısı az

Gastroenteroloji derneğinin 768 üyesinin hepsi aktif değildir ve bu önemli bir sorundur. Bir başka önemli bir sorun da, Türkiye’de 100.000 kişiye 0,9 gastroenteroloji uzmanı düşüyor. Bu konuda Avrupa’da en düşük olan Bosna Hersek’le yarışıyoruz. Bu rakam Macaristan’da 20, İtalya’da 8 civarıdır. Bu ülkeler bunun önemini biliyor ise, bizim ülkemizin bunu daha iyi bileceğini umuyoruz.

Bu yan dal kadroları bizim kontrol ettiğimiz bir şey değil, merkezi olarak dağıtılmaktadır. 80’ den fazla gastroenteroloji kliniği var. İhtisas veriyor bunlar. Düşünün 20 kişi verirseniz kiminle ihtisas verecekler. Sabaha karşı 4’te kanayan bir hastaya kim yetişecek? bu kadar yatağa kim bakacak? Bunlar iç hastalıkları açısından yürüyecek işler değildir son derece ciddi hastalıklar vardır. Toplumda en sık ve ciddi görülen hastalıklar bizim alanımızdadır.

Acil midir? Kanser riski var mıdır? Ve sık mıdır? Önemini bu 3 soruda özetlemek mümkündür. Evet, acilimiz çoktur, kanser riski olan çoktur ve kanserden korumak çok önemlidir. Toplumun en sık görülen hastalıkları bizdedir o zamanda bizde bu alana daha fazla destek verilmesini talep etme hakkını sahibiz. Bu konuda bizim farkındalık projelerimiz arka arkaya gelecektir bunu göreceksiniz. Bu konuda sizinle birlikte yola çıkarsak başarılı olacağımıza inanıyoruz.

Gereksiz endoskopi yapılıyor

Bu toplumun sağlık sorunlar çok önemlidir. 78 milyonluk ülkede 768 kişilik kadro ile biz bu toplumun sorunlarını çözemeyiz. Bizim 3 yılda verdiğimiz endoskopi eğitimiyle mükemmel eğitilmiş olan arkadaşlarımız inanılmaz işler başarıyor. Dev polipler, tümörler çıkarıyor, safra kesesinden yumruk kadar taşlar çıkarıyorlar. Bir kolon polipini çıkartarak bu kişinin kanserden tamamen korunmasını sağlayabiliyoruz. Mesela mamografide meme kanseri yoksa tamamen tamam denilmiyor. Ama bizim yaptığımız endoskopilerde kanserden tamamen arındırabiliyoruz. Türkiye’de çok fazla endoskopi yapılmaktadır ve bunun SGK’ya çok fazla yükü vardır. Bunu yok edebilmemizin bir yolu da gereksiz yere endoskopi yapmamaktır.

Endoskopiyi kim yapmalı?

Biz sağlık bakanlığının kolon kanseri taraması yaptırılmasını son derece destekliyoruz. Bu ülke için son derece önemli projedir ama o endoskopi yapacak kişilerin uzman olması gerekmektedir. Eğer tümör varsa bunun biyopsisi alınacak tümörleşmemiş ise bir önceki evre bulgusuysa kocaman polipi çıkaracak bir gastroentolok uzmanı olması lazım. Bu riskli bir işlemdir ama biz bunu yaparız. Yine bu tür riskli işlemleri özel hastaneler de yapan arkadaşlarımızın SGK ile ciddi sıkıntıları vardır. Örnek biz bir hastamızın endoskopisini ve kolonoskopisini birlikte yapmak istiyoruz. Bunlar 2 ayrı işlemdir. Bir endoskopi yapıyorum bir kolonoskopi yapıyorum bu safra kesesi ameliyatında apandisin alınması gibi bir şeydir. Ama şuanda bunların 2 si ayrı ayrı ücretlendirilememektedir. 2. Ye sadece %30 ücret ödenmektedir. O zaman hastaya şunu söyleme gereği ortaya çıkıyor. Siz gidin biz kolonoskopisini yaptık 10 gün sonra tekrar gelin bir de midenize bakalım. Biz bunu yapmak istemiyoruz. Ama her yaptığımı endoskopi ve kolonoskopilerde kurumu zarar sokuyoruz. Özel hastaneler de arkadaşlarımız doğal olaraktan o hastanenin bazı talepleri altında işini yapmak zorundalar ki hastanede haklı zarar etmek istemiyorlar.

SGK, endoskopi ile ilgili sıkıntılarımızı gidermeli

O zaman SGK da bizimle birlikte yapılan çok haksızlığa bizimle birlikte karşı çıkması gerekmektedir. Örneğin yoğum bakımda bir hasta yutamıyorsa biz midesine küçük bir tüp takarız hasta oradan beslenir ve hayatı kurtulur. Bu artık ücretlendirmeden çıkarılmıştır. Bu insanların burnunda bir hortumla beslenmesi anlamına gelir. Bu kabul edilir bir şey değildir. Minik bir tüp ile insanlar denize bile girebilecekken burnunda kateterle yaşayan bir tanıdığınız olduğunda bu çok dramatiktir.

Sonuçta tabi ki de ülkenin sağlık harcamaları çok yüksektir ama bu sağlık harcamaları yapılırken ilgili derneklerde görüşülerek optimal denge yakalanmak zorundadır. Sürekli olarak harcamaların kısılmasının bir noktadan sonra halkın sağlığının tehlikeli duruma gelmesine de göz yumulmamalıdır.

15 günlük sertifikasyonlarla endoskopi yapılıyor

Türk Gastroenteroloji Derneği, iyi eğitim almış herkesin endoskopi yapması gerektiğinden yanadır. Türkiye’de yeterli denetim olmadığı için 15 günlük sertifikasyonlar endoskopi yapmakta olan sayısı 2000 üzerinde olan bir grup var. Bizim yan dal asistanlarımıza 3 yıl boyunca verdiğimiz eğitimi düşünün, bu 15 günlük sertifikasyon programıyla yapılamaz. Bu yasal olmayan bir sertifika kâğıdıdır.

O yüzden biz tıpta uzmanlık kurumu ve Sağlık Bakanlığı’yla ileriye dönük merkezlerde 3 ay teorik, 6 ay sahada endoskopi yapan emin ellerin yetiştirilmesi konusunda anlaştık. Ama önceden bu sertifika almış kişilerin endoskopi yapmadan önce çok iyi denetlenmesi kanısındayız. Biz Anadolu'nun bağrındaki bir hastaya endoskopi yapılamadığı için o kanserin atlatılamamasından üzüntü duyarız.

Endoskopi yapıldığında o tümör atlanırsa daha fazla üzülürüz. Kalın bağırsak kolonoskopilerde bu çok daha ciddi bir sorundur. Bunun çözümü de ancak çok iyi ellerde ve iyi denetlenerek bu endoskopilerin yapılmasıdır. Bu konuda basın mensuplarına çok işler düşmektedir. Kimse 15 gün eğitim almış birine endoskopi yaptırmak istemez. Bu esas olarak bizim işimizdir.

Diğer branşlar bunu yapmak istiyorlarsa çok iyi bir eğitim aldıktan sonra bunu yapabilirler çünkü sayımız nedeniyle biz yetişemiyoruz. Biz diyoruz ki her hasta endoskopik olarak ulaşabilir bir konuma gelmelidir ama bu ulaşılacak kişilerin emin eller olması ve denetlenir olması koşulu şartıyla.

 27 Kasım 2016, 20:29 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER: