KOMPLİKASYON MU? MALPRAKTİS Mİ?
ADMiN
Komplikasyon ve malpraktis hukuka konu olmuş tartışmalı bir konu. Tıbbi hatalar hastaların yanı sıra hekimlerin de hayatını etkileyen önemli bir problem olarak tıp tarihinin en eski zamanlarından beri gündemden düşmüyor.



Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 27 Mayıs tarihinde, ‘’Hekim Penceresinden Tıbbi Hatalar’’ konulu bir toplantı düzenlendi. Toplantıda malpraktis ve komplikasyon arasındaki farklar, tıbbi hatalarda bilirkişi ve ulusal güvenlik raporlama konuları ele alındı.

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Kliniği’nden Prof.Dr.Adem Özkara’nın açılış konuşmasına terör olaylarında Numune Hastanesi olarak pek çok yaralıya müdahalede bulunulduğunu ve bu tür olaylar ile bir daha karşılaşılmaması temennisinden bulundu.



Tıbbi hatalar ile ilgili Amerika Tıp Kurumu’nun, 1990’ lu yıllarda yayımlamış olduğu bir raporda ‘’Her insan hata yapabilir’’ ancak önemli olan sağlık sisteminin iyileştirilmesidir dendiğinin altını çizen Özkara, British Medical Journal’da yayımlanan bir makaleye göre 2013’de Amerika’ da gerçekleşen ölümlerde 251 bin kişinin tıbbi hata ve malpraktise bağlı hayatını kaybettiğini belirtiyor. Bu oran tüm ölümlerin içerisinde % 9,5 ile kalp hastalığı ve kanserden sonra üçüncü sırada.’’ açıklamalarında bulundu.

Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği’nden Doç Dr. Soykan Dinç, ‘’Tarihin hiçbir döneminde hekim tam sorumsuz olmamıştır, her zaman bazı kural ve kanunlara tabi olmuştur.’’ ifadelerini kullandı. Hekimlerin ihale kuralları nedeni ile en ucuz aletlerle en iyi hizmeti vermeye çalıştıklarını dile getiren Dinç, Eylül 2015 tarihinde Ulusal Tıp Hukuku Kongresi’nde Malpraktis ve Komplikasyonların Ayrımı ile ilgili sunulan bildiriden örnekler verdi.

Senaryo : Davacı, gebeliğinin 10. haftasında küçük bir kanama ile davalı (X). Hastanesine başvurmuş, diğer davalı Doktor (Y), kendisine ilaç vererek kontrole çağırmıştır. Davacı, bir hafta sonra kontrole gittiğinde, kendisine bebeğin öldüğü belirtilmiş ve bebek kürtajla alınmıştır. Kürtaj sonrasında davacıda olağan dışı bir kanama meydana geldiğinden davacı 3-4 saat gözlem altında tutulmuş, bir hafta sonraki kontrolde ise, rahimde hematom olduğu gerekçesiyle ikinci kez kürtaj yapılmıştır. Davacı, kanama şikayetinin devam etmesi üzerine dava dışı Doktor (Z)’ye başvurmuştur. Doktor (Z) tarafından yapılan ultrason incelemesi sonucunda, davacıya, rahim içinde cenin parçaları bulunduğu ifade edilerek, yeni bir operasyon yapılması gerektiği bildirilmiştir. Üçüncü kez kürtaj olmak zorunda kalan davacının, kanamanın durmaması ve hayati tehlike nedeniyle rahmi alınmıştır. (Yargıtay 13. HD. 2009/13214 E., 2010/3694 K., 23.03.2010 T.’li kararından alıntıdır)

Bu senaryodaki olayda hekim kusuruyla ilgili olarak ne düşünürsünüz?

a) Hekime kusur atfedilebilir (Malpraktis) b) Hekime kusur atfedilemez (Komplikasyon) c) Görüşüm yoktur.

Kaynak: Tıp Hukukunda Olgularla Malpraktis-Komplikasyon Ayrımı: Tıp Fakültesi ve Hukuk Fakültesi Son Sınıf Öğrencilerinin Konuya Bakış Açısı, Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Türk Nöroşir Derg 26(1):40-48, 2016

Tıbbi hataların değerlendirilmesinde yapılan yeni düzenlemelere göre, Yargıtay batın içinde spanç unutulması artık komplikasyon olarak değil, doğrudan tıbbi hata olarak kabul ediyor ve bilirkişiye dahi göndermeye gerek duymuyor.

Tıbbi davalarda bilirkişilik ile ilgili bilgilendirmede bulunan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ali Rıza Tümer, bilirkişilik sisteminde; adli tıp kurumu, üniversite ana bilim dalı başkanlıkları, üniversite ana bilim dalları, il adli yargı komisyonlarına bağlı doktorlar ve mahkemenin atayacağı doktorların olduğundan söz etti.
Bilirkişi olmak için gereken şartların detaylarından bahseden Tümer, bilirkişinin incelenen her dosya için 400 TL bilirkişi ücreti aldığını ancak dosyanın zor bir dosya olması durumunda mahkemeye bildirimde bulunularak ücretin artırılmasının talep edilebileceğini ifade etti.

Aydınlatılmış onam formu önemli!
Aydınlatılmış onam formlarının öneme dikkat çeken Tümer, aydınlatılmış onam formu alınmamış komplikasyonun malpraktis kabul edildiğini söyledi. Tıbbi hatanın ölüme neden olduğu düşünülen davalarda otopsi yapılmamış olgularda malpraktis oranının daha fazla olduğunu dile getirdi ve hekimlerin otopsi istemesinin altını çizdi.

Ulusal Güvenlik Raporlama Sistemi Mart 2016 tarihi itibari ile uygulanmaya başladı. Bu sistem ile yapılan tıbbi hatalar kimlik belirtmeden bu sisteme girilebilecek ve önlemlerin alınması sağlanacak.

Güvenlik raporlama sistemi ile ilgili önemli bilgiler aktaran Sağlık Bakanlığı Sağlıkta Kalite ve Akreditasyon Dairesi Başkanı Dr.Abdullah Öztürk, bu tarihe kadar 3 bin 787 bildirim yapıldığını ifade etti. Bu hataların arasında 3 bin 215 adet ile laboratuar hataları en fazla görülürken, 397 ilaç hatası ve 181 cerrahi hata bildirimi bulunuyor.

En fazla yapılan cerrahi hata; klinik müdahaleye hazırlık yapılmaması

En sık bildirimi yapılan cerrahi hataların başında; klinik müdahaleye hazırlık yapılmaması ve ameliyathane transfer ve hasta kabulü geliyor. Hataların en fazla gerçekleştiği yer ise klinik (cerrahi) olarak bildirildi.

Bakanlığa bu zamana kadar yapılan bildirimlere meslek gruplarına göre incelendiğinde en fazla bildirimi %35.35 ile hemşireler yaparken, uzman hekim(cerrahi branş)ler %33,70 ile ikinci, uzman hekim(asistan) ise %9.392 ile son sırada yer alıyor.

Dr. Soykan Dinç: Aydınlatmak tamam ama insanların eğitim seviyesi ve sosyo-kültürel yapısı aydınlatılmış onamda önemli. Ameliyatta %5 risk var dediğiniz de hastanın psikolojisi değişebiliyor.

Prof.Dr. Ali Rıza Tümer : Hastalar istenmeyen durumları anlatılsaydı şikayet etmezdim diyor. Ameliyatı kim yapıyorsa aydınlatılmış onam formunu onun doldurması ve hastaya bildirimde bulunması çok önemli.

Tümer, ‘’Kusursuz sorumluluk, yanında eleman çalıştıran kişinin ki araştırma görevlisi de bir elemandır, bazı sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukları ortadan kaldıran bazı da durumlar vardır. Kusursuzluk sorumluluğunu hekimin üzerinden alan, ancak cezai sorumlulukları açısından her birey kendisi sorumludur ama tazminat sorumluluğunda kusursuzluk sorumluluğu var ve siz de asistanı yaptığı işlemden dolayı sorumlu olursunuz. Asistanın yaptığı hataların sorumluluğunu üzerinizden atmanız için kanunun belirlediği bazı durumlar var bunları yerine getirmelisiniz.’’

 30 Mayıs 2016, 21:33 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER:
  Anasayfa   Bilgi Yarışması   Deneme Sınavı   Çalışma Soruları   Forum   Dosyalar   Linkler   Anketler   Etkinlikler   Özel Mesajlar   Sözlük  
  Üyeler   Yöneticiler   Favori Sorular   Soru Ekle   Soru Sınıfla   Tüm Sorular   Günün Sorusu  
  Üye Ol   Üye Girişi Yap   Üye Çıkışı Yap   Üyelik Ayarları  Banka 
  Destek  Site Haritası   Site İçi Arama   İletişim