DİZİDEKİ DOKTORLAR İLE GERÇEK HAYATTAKİ DOKTORLAR ARASINDAKİ 10 FARK
ADMiN


Başlık konusunda annem özellikle uyardı. Öyle bir başlık koy ki mutlaka okunsun. Dedim hakkındır. Hakkıdır bu insanların. Yazıyorum, okunsun.

Senelerdir doktorlar dizisiyle bir nevi uyutulduk, hatta güzel bir düş gördük. Hastalara yakınları gibi sıcak davrananlar, hastanenin acilinde koşuşturan bir sürü alabildiğine doktor ve asistan. Hepsi yabancı filmlerden fırlamışçasına anında müdahale ediyor, üstelik yakınlarıyla da ilgileniyor. Vay! Hal böyle olunca beklenti büyüdü.

Sonra bu sene yine doktor furyası çıktı ortaya. Severek izlediğim bir diziydi, gerçeklikle ilişkisini olmadığını düşündüler herhalde(!) bitti. Hayat yolunda dizisi. Tam bir aile ortamı aman Allah'ım. Normalde acil servislerde, acil doktoru ve hemşire olur. Burası uzman cerrahlarla kaynıyor, vay anasını diyordum. Yine bir şaşırtma. Öyle bir gösteriş ki dizideki doktorlar hastaları için özel işlerinden vazgeçiyor, o gün her işlerini iptal ediyor. Hastanenin her servisinde neredeyse doktor var, üstelik çok ilginçtir hastaya cevap da veriyorlar. Bir kez daha şaşırıyoruz. Evi gibi görüyorlar çalıştıkları yeri, demek ki mesleklerinden onur duyuyorlar, ''aman of be'' demiyorlar. Bir kere de çıkmıyor ağızlarından. İşin kutsallığından bahsediyorlar. Bahsederken de hastalara ve yakınlara bunu yansıtıyorlar. Sonra bir bakıyorsun bir doktor dizisi daha çıkıyor. Şaşırıyorsun. Kolay mı gerçek hayatı tanıyorsun. Bir bakıyorsun sıradan hayata işler hiç de öyle değil. Film işte diyorsun.

Normal hayatta öyle olmaz ki böyle olur.

Hele bahsettiğimiz devlet hastaneleriyse, acillerde Allah'a emanetsin.
Doktor öyle vara yoğa konuşmaz seninle, o biliyor ya yeter ona. Sana neden anlatsın ki?

Öyle müşade odası falan da bekleme, sedyeye yatıp koridor kenarında kendine yer bulabilirsen ne âlâ. Şükret bahçe kapısına kadar yatan hastalar oluyormuş!

En çok çalışan hastabakıcı, doktorlar modern oldu kolay mı zaman teknoloji devri. Hepsi birer mühendis gibi, kafalarını bilgisayardan kaldırmıyorlar yalan oldu stetoskoplar, nefes almalar.

Sabaha kadar hastanede olman bir şey ifade etmez, o dizilerde koridorlarda dolanan doktorları hak getire. Ne zaman acil duruma geliyorsun kendin koşuyorsun. Neden dolaşmıyorsunuz dediğiniz de ise cevap şu: Nasıl olsa acil bir şey olduğunda gelecekseniz. (Deneyimle sabittir)

Hastaya müdahale etmekten çok hasta defterine olayın nasıl olduğunu yazmakla meşgul olan, bir dizi hikâye sıralayan doktor, hasta psikolojisini anlamamakta.

Hasta olan binlerce kişiye alışık olan doktor, hasta ile nasıl irtibat sağlanır ne yazık ki anlamamakta.
Dezenfektan diye bir şey yok kanımca ki hasta yakınları hastanelerden sonra hep hasta. Bir kısır döndür gidiyor sonumuz, hayır ola.

Acil bölümünde sorulan ilk sorunu bu ''hasta ne mezunu?' bunu derseniz, atarlı bir cevap alırsınız, kusura bakmayın. Gelinen yer acil sorulan soru neyse. İstatistiki bir düzenek sağlamakmış amaç, dilerim o şikâyet kutularına yazılanları da istatistiki bilgilerinize katarsınız. Umarım benim yazımı da denk gelirsiniz.
Tek iyi yanı nedir dersen hastanenin, sevildiğini bilmek yakınlarının akınlarıyla, bir de sağlık için şükretmektir aslında. O da belki de kısa bir sürelik uyanık kalma, sonra yine hayata karış sonra dolan dertlere, efkâra.

Sevgili doktorlar siz de biliyorsunuz farkınızı, gerçekleri, o dizilerle aranızda uçurumlar olduğunu. Bu ülkede özel hastane dediğimizde 'ticarethane', devlet hastanesi dediğimizde 'zulüm' olarak anıldığınızı. Sanırım herkesin bildiği bir şeyi yazmış oldum. Bir ülkenin sağlık kuruluşu, o insanlara verilen emektir. Devletin, kamumun yeridir. Ne hasta sizin malınız, ne de bu devlet. İnsanlar susmaya, ezilmeye, hakir görülmeye o kadar alışılmış ki, birisi dur dediğinde tepkileri algı dışı oluyor. Dur! diyorum ben de o zaman size.

Annelerimizi, teyzelerimizi, dedelerimizi, dayılarımızı, amcalarımızı, büyüklerimizi, hele hele tırnak içinde ''cahil gördüğünüz kesimi'' o kadar çok emirlerimize uydurmuşsunuz ki, bu sistemin böyle gideceğine inanmışsınız. İşinizi sevmiyor, belki de ağır koşullarda çalışıyorsunuz ama unutmayın. Siz, insana hizmet ediyorsunuz.

Sağlık olsun demeyeceğim. Çünkü bu ülkede ne zaman bir şeyler düzelmese, kadere, kısmete bir de sağlığa bağlanıyor. Et mücadeleni sonra tevekkül et. Hadi güzel bir temenni ile düzelecektir. Düzelmesi gerekmektedir.

 04 Nisan 2015, 17:29 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER:
  Anasayfa   Bilgi Yarışması   Deneme Sınavı   Çalışma Soruları   Forum   Dosyalar   Linkler   Anketler   Etkinlikler   Özel Mesajlar   Sözlük  
  Üyeler   Yöneticiler   Favori Sorular   Soru Ekle   Soru Sınıfla   Tüm Sorular   Günün Sorusu  
  Üye Ol   Üye Girişi Yap   Üye Çıkışı Yap   Üyelik Ayarları  Banka 
  Destek  Site Haritası   Site İçi Arama   İletişim