YOĞUN BAKIM HİZMETLERİ TEHDİT ALTINDA!
demo
Türk Anesteziyoloji Ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan Alkış yaptığı yazılı açıklamada, yoğun bakım hizmetlerinin tehdit altında olduğunu bildirdi.



Türk Anesteziyoloji ve Reanimasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan Alkış yaptığı yazılı açıklamada yoğun bakım hizmetlerinin tehdit altında olduğunu bildirerek, yoğun bakım uzmanı sayısının yetersizliğine karşı günden güne artan yoğun bakım hizmetlerinin artmasının sağlıkta önemli bir krizin yaklaştığının habercisi olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Alkış, TBMM’deki yeni yasa Tasarısı'na göre Türkiye’deki yaklaşık bin 500 sağlık kuruluşundaki yaklaşık 26 bin yatağa 208 yoğun bakım uzmanının bakması gerektiğini belirtti.

Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler komisyonunda görüşülen, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın kanunlaşması için destekledikleri 20 ve 21. maddelerinin ilgili komisyonda nihai şeklinin belirlendiği belirtilen açıklamada, esas anlamda bu yasa tasarısının, bugüne kadar mağdur olan yoğun bakım emektarı doktorlarının haklarının iadesini sağlamanın yanı sıra Türkiye’de yoğun bakım hizmetlerinin yürütülebilirliğinin de sağlanmasını amaçladığı ifade edildi.

Açıklamada, “TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda değişik gerekçeler ile yapılan değişiklikler sonrasındaki bu özelliklerini kısmen kaybetmiş olup son hali aşağıdaki gibidir: 20. madde Tıpta Uzmanlık Kurulu'nca süre artırımı yapılan ana dallarda, süre artırımının gerekçesi olan çekirdek eğitim müfredatının içeriği o uzmanlık dalına bağlı yan dal alanları ile ilişkili ise, ilgili yan dalın eğitim süresi, tıpta uzmanlık kurulunca üçte birine kadar müfredatta belirtilen süre kadar azaltılır. 21. madde: 25/11/2012 tarihinden önce en az 3 yılı eğitim kurumlarında olmak üzere toplam 5 yıl süre ile yoğun bakım ünitelerinde çalışmış bulunan yan dal yoğun bakım uzmanlık dalının bağlı olduğu ana dal uzmanları ile çocuk yoğun bakım ünitelerinde çalışmış olan çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde ilgili yan dal uzmanlık belgesini almak üzere Sağlık Bakanlığına başvurabilirler. Başvuranlardan, Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak sınavda başarılı olanların uzmanlık belgeleri, Bakanlıkça düzenlenir ve tescil edilirler. Bu şekilde uzmanlık belgesi alanlar da diğer yan dal uzmanları gibi devlet hizmeti yükümlülüğünü yerine getirirler” denildi.

Yasa taslağının 20. maddesinden konu ile alakalı başta Anesteziyoloji ve Reanimasyon ve Göğüs Hastalıkları ana dalları olmak üzere tüm ilgili ana dal uzmanları yararlanacağı, bu hali ile yasalaşması ileriye yönelik olarak yoğun bakım yan dal uzmanlık alanının teşviki ve yeterli uzmanlık sayılarına ulaşılabilmesi açısından önemli olduğu bildirilen açıklamada şunlar kaydedildi:

”Ancak yasa tasarısının 21. maddesi bu hali ile pratik anlamda işlevsiz bir madde haline gelmiştir. Bu maddeye göre yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi almak üzere başvuruda bulunacak uzmanlar ortalama olarak 38 yaş üzerinde olan ve bu konuda yoğun bakımlarda aktif olarak çalıştıklarını belgeleyebilen uzmanlar olacaktır. 38 yaş altında olan ve yoğun bakımda çalışmakta olan uzmanların bu yasa maddesinden faydalanmaları söz konusu değildir. Bu maddeye göre yoğun bakım yan dal uzmanlığına başvuracak değişik ana dallardan uzmanların 3 yılı eğitim hastanelerinde geçmiş olmak şartı ile en az 5 sene ile yoğun bakım ünitelerinde çalıştıklarını ispatlamaları gerekmektedir.

Yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitimi alacakların 3 sene süre ile eğitim hastanelerinde çalışmaları yeterli iken, uzun sürelerdir ülkemizde değişik kademelerde yoğun bakım hizmetlerini yürütmekte olan değişik uzmanlık ana dalından gelen hekimlerin 3 yılı eğitim hastanesinde olmak üzere 5 yıl süre ile yoğun bakımlarda çalışıyor olmasını beklemek eşitlik ilkesinin veya kazanılmış hakların yok edilmesi anlamına gelmektedir. 38 yaş üzerindeki uzmanlar ile ilgili kısıtlamanın yanı sıra bir imtihan ile sınırlamanın olması bu haktan yararlanmayı düşüneceklerin sayısının 150-200’ün altında kalacağını düşündürmektedir.

Yaş sınırlaması ve imtihanın getirdiği sınırlamalara ek olarak yan dal uzmanlık hakkı kazanacak olanların 2 yıl daha devlet hizmeti yükümlülüğü yapması gerekmektedir. Bu durumda mevcut konumlarının kaybı, aile bütünlüğü ile alakalı problemler, çocuklarının eğitimi, şu anda çalışmakta oldukları hastanelere ve konumlara geri dönme olasılığının olmaması gibi nedenler ile kabul edilmesi mümkün olan bir durum değildir. Diğer taraftan, bu haktan yararlanması beklenilen değişik uzmanlık alanından gelen hekimlerin aslında 27 Ocak 2012 tarih ve 253 sayılı TUK kararı mağduru oldukları, bu karara göre yan dal uzmanlık belgesi alan 208 kişi ile aynı haklara sahip olmaları gerektiği ortada iken bu şekilde bir uygulama ile karşı karşıya kalmaları mağduriyetlerini arttırmanın yanı sıra küskünlüklerini ve bu alanda çalışma şevklerini tamamen yok etme potansiyeline sahiptir.”

Türkiye'deki Yoğun Bakım Yatağı

Açıklamada Türkiye’de mevcut olan 1458 sağlık kuruluşunun bünyesinde 2 bin 599 erişkin yoğun bakım ünitesi ve toplam 16 bin 651 erişkin yoğun bakım yatağı bulunduğu vurgulanırken, pediatri ve yeni doğan yoğun bakım üniteleri de dahil edildiğinde toplam yoğun bakım yatağı sayısının 26 bin düzeyine ulaştığı ifade edildi.

Sağlık Bakanlığı kaynaklarına göre erişkin yoğun bakım ünitelerinde bin 500’den fazla (1172’si anesteziyoloji ve reanimasyon Uzmanı olmak üzere) doktorun tam zamanlı olarak çalıştığı belirten açıklamada, “Bu yoğun bakımlardaki hizmetlerin 24/7 ilkesi ile devam ettirilebilmesi amacı ile çok daha fazla sayıda farklı uzmanlık ana dallarından meslektaşımızın kısmi olarak yoğun bakım ünitelerinde görev aldığı da bilinmektedir. Sağlık Bakanlığının özellikle kalp cerrahisi yoğun bakımlarındaki eleman ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacı ile anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının kalp cerrahisi yoğun bakım ünitelerinde nöbet tutmaları ile alakalı tebliğleri de mevcuttur.

Diğer taraftan yoğun bakım yan dal uzmanlık öğrencilerinin eğitimlerinde görev alan öğretim üyesi, öğretim görevlisi, uzman doktorların önemli bir kısmının yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi yoktur. TUK’un kararlarına göre 1 yıldan fazla süreden beri yoğun bakım ünitelerinde çalışmakta olan farklı uzmanlık alanlarından uzman doktorların yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitim protokollerinde görev almalarına olanak verilmiştir. Ülkemizde yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi almak için 2009 yılında başvuruda bulunan farklı ana dal uzmanlarının toplam sayısı 800-900 arasındadır ve bunlardan sadece 208’i uzmanlık hakkını kazanabilmiştir. Yan dal uzmanlık belgesi almak üzere 2009 ve 2011 yıllarında başvuruda bulunan farklı ana dal uzmanlarının tamamına (800-900 kişi) yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi verilmesi durumunda bile mevcut yoğun bakım ünitelerinin ve yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitiminin yürütülmesi zordur” denildi.

"Hedeflenen yoğun bakım hizmetinin verilmesi mümkün olamayacaktır"

18.01.2014/6514 sayılı kanunun 46. maddesine göre yetkisiz kişiler ile sağlık hizmeti verdirenlerin, bir yıldan üç yıla kadar kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adi para cezası ile cezalandırılacağı hükmü getirildiği de hatırlatılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

”Dolayısı ile şu anda yoğun bakım hizmetlerini ve yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitimini yürütmekte olan farklı ana dal uzmanlarının karşı karşıya kaldıkları uygulamalar sonucunda ortaya çıkan mağduriyetleri, mağduriyetlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik Sağlık Bakanlığının haklı kanuni girişimlerinin etkisiz hale getirilmesinin arttırdığı küskünlükler ve hukuki olarak ortaya konulan gerekçeler ile yoğun bakım ünitelerinin işlevlerinin sürdürülebilmesi ve bu ünitelerde çalıştırılacak farklı branşlardan hekimlerin istihdamı daha da zor hale gelmiştir. Bu durumda ülkemizdeki tüm yoğun bakım hizmetlerinin 208 yoğun bakım yan dal uzmanı ile yürütülebilmesi gibi gerçeklere aykırı bir durum ortaya çıkmıştır.

Yoğun bakım yan dal uzmanlık eğitiminde ise şu anda sadece 108 kişi istihdam edilmiş durumdadır. Önümüzdeki yıllarda bunun sayısının arttırılabileceği umut edilse bile mevcut eğitmen kadrosu (118) göz önüne alındığında kaliteli uzman yetiştirme olanağının yıllık 150 üzerine çıkması beklenmemelidir. Ortaya çıkan 208 uzman ve yıllık 150 civarındaki yeni uzman ile yoğun bakım yataklarının sayısı artırılsa bile hedeflenen yoğun bakım hizmetinin verilmesi mümkün olamayacaktır.”

"Uygulama çözümsüzlükleri artıracak"

Senelerdir yoğun bakımlardaki hizmeti yürütmekte olan uzmanlara yoğun bakım yan dal uzmanlık belgesi verilmesinin ciddi kıstaslara bağlanmasının yanı sıra bir de şu anda yan dal uzmanlık öğrencisi olanlarla kıyaslayarak mecburi hizmet şartının getirilmesinin ileriye yönelik çözümsüzlükleri daha da arttıracak bir uygulama olduğunu bildirilen açıklamada,

“Mecburi hizmet şartının kaldırılması durumunda yan dal uzmanlığını alma olasılığı olan en fazla 150-200 kişinin şu anda yan dal uzmanlığı yapmakta olan kişilerin önünü kapaması, onların geleceğini ortadan kaldırması gibi bir durum da söz konusu olamaz. Ayrıca yan dal uzmanlık belgesi alacak olanlar ile yan dal uzmanlık eğitimi alanların konum, fonksiyon, kıdem, birikim, tabi olunan hukuki mevzuat açısından farklılıkları mecburi hizmet açısından kıyaslanabilirliklerini ortadan kaldırmaktadır” sözlerine yer verildi.

 28 Haziran 2014, 01:51 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER:
  Anasayfa   Bilgi Yarışması   Deneme Sınavı   Çalışma Soruları   Forum   Dosyalar   Linkler   Anketler   Etkinlikler   Özel Mesajlar   Sözlük  
  Üyeler   Yöneticiler   Favori Sorular   Soru Ekle   Soru Sınıfla   Tüm Sorular   Günün Sorusu  
  Üye Ol   Üye Girişi Yap   Üye Çıkışı Yap   Üyelik Ayarları  Banka 
  Destek  Site Haritası   Site İçi Arama   İletişim