HAK ARAMA YOLLARI
ADMiN
DİKKAT: Bu konu 4 yıl önce açılmış. İçerdiği bilgiler eskimiş olabilir!
Sağlık Çalışanlarının Şiddet, Hakaret ve Tehdide Karşı Hak Arama Yolları

Gerek hekim ve gerekse diğer sağlık çalışanları bakımından bugün yaşadığımız en mühim sorunlardan birisi artık “şiddet” olmaya başlamıştır. Sağlık çalışanına uygulanan şiddet, tehdit ve hakarete karşı hukuksal hak arama yöntemleri bulunmaktadır.

Bunlar esas itibariyle iki türlüdür. Ceza hukuku araçlarıyla ve tazminat hukuku araçlarıyla hak aranması mümkündür.


1. Ceza Hukuku Araçları

Ceza hukuku bakımından, hekime yönelik eylemler üç ayrı suçu oluşturabilir. Bunlar: Yaralama, tehdit ve hakaret suçlarıdır.

Türk Ceza Kanunu (TCK)’nun 86. maddesinde hakaret suçu düzenlenmiştir. Buna göre,

Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun soruşturma ve kovuşturması suçtan zarar görenin şikâyetine bağlıdır. Ancak yanı maddenin üçüncü fıkrasında, kamu görevlisi olan hekimleri ilgilendiren bir hüküm sevk edilmiştir. Bu hüküm ile hem ceza artırılmakta hem de suç şikâyete tabi olmaktan çıkarılarak, resen takip edilen suçlar arasına alınmaktadır. Böylece savcılığın, suçu öğrenmesiyle beraber herhangi bir şikâyete gerek kalmaksızın soruşturma işlemlerini yürütmesi ve yeterli delil elde etmesi durumunda da dava açması gerekmektedir:

Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silâhla,
işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Bu hükmün bir sonucu olarak hekime şiddet uygulayan kimse, 18 aydan 4,5 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı cezaya çarptırılabilecektir. Ayrıca hekim ile uzlaşarak, cezalandırmaktan kurtulamayacaktır. Bununla beraber, tekrar suç işlemeyeceği kanaati uyanırsa, hakim cezayı erteleyebileceği gibi, hükmün açıklanmasını da geri bırakabilir.

İkinci bir olasılık, hekimin tehdit edilmiş olmasıdır. Bu eylem de TCK’nın 106. maddesinde yaptırıma bağlanmıştır:

Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

Son olarak da, hekime hakaret edilmişse, bu da TCK’nın 125. maddesi gereğince cezalandırılacaktır:

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Belirtmek gerekir ki, hakaret suçunun; kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.


2. Tazminat Hukuku Araçları

Kendisine hakaret edilen, şiddet uygulanan veya tehdit edilen hekim, bu eylemler nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararlar için failden tazminat talep edebilir.


3. Süreç

İspat sorunlarıyla karşılaşmamak bakımından, durumun orada bulunan diğer meslektaş veya hasta, hasta yakınlarıyla beraber tutanak altına alınması büyük önem taşımaktadır. Olayın tanıklarının da bu tutanağa kaydedilmesinde yarar vardır.

Ceza davası kendiliğinden yürür. Dolayısıyla ayrıca takip etmeye gerek yoktur. Sadece ifade verme zorunluluğu bulunmaktadır. Hekime herhangi bir masrafı bulunmamaktadır.

Buna karşılık, tazminat davasını aktif olarak yürütmek gerekir. Aksi takdirde dava düşer. Davayı açmak ve yürütmek belli bir maddi külfeti gerektirir. Ancak dava kazanılınca bu miktarlar karşı taraftan tahsil edilir.


4. Sağlık Bakanlığı Tarafından Yapılacak Hukuki Yardım

Sağlık Bakanlığı, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 54. maddesinde sağlık çalışanlarına hukuki yardım konusunu düzenlemiş bulunmaktadır. Buna göre, “bakanlık ve bağlı kuruluşlarında; sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu görevlerden dolayı personele karşı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemler ve davalarda personelin talebi üzerine Bakanlık ve bağlı kuruluşlarınca hukukî yardım yapılır.”

28 Nisan 2012 tarihli Resmi Gazete’de de Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır.

Yönetmelik, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında kadrolu veya sözleşmeli görev yapan personel ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 52. maddesi çerçevesinde Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında gönüllü ve ücretsiz sağlık hizmeti verenler ve 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu kapsamında görev yapanlara karşı sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu görevlerinden dolayı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemleri ve davaları kapsamaktadır (md. 2).

Yönetmelik, sağlık hizmeti sunumu sırasında veya bu görevden dolayı işlenen suça maruz kalan personele veya bunların vefatı halinde kanuni mirasçılarına hukuki yardımda bulunulmasını öngörmektedir.

Yönetmelik, gerek Bakanlık kadrolarında çalışan avukatları ve gerekse hizmet alımı suretiyle görev yapan avukatları, ayrıca vekâletname ibrazı gerekmeksizin ilgili personelin veya kanuni mirasçılarının vekili sıfatıyla işlem yapmaya yetkili kılmaktadır (md. 6).

Yönetmelik kapsamında işlenen fiilleri, ilgili sağlık kurum ve kuruluşunun yöneticisi, adli mercilere ve Bakanlıkça kurulan sisteme bildirir. Mağdur personel de bu bildirimi yapabilir (md. 7/2).

Bildirim üzerine Bakanlık, olayın adli makamlara intikal ettirilip ettirilmediğini araştırır. Bakanlıkça keyfiyet, ayrıca ilgili hukuk birimlerine de bildirilir (md. 7/3).

Bakanlıkça kendilerine bildirim yapılan hukuk birimleri, işlenen suçtan mağdur olan personele veya vefatı halinde kanuni mirasçılarına bir avukatın hukuki yardımını isteyip istemediğini sorar ve talep istikametinde hareket eder. Ayrıca, mağdur personel veya kanuni mirasçıları, görev yaptığı kurum veya kuruluş yöneticisine de hukuki yardım talebini bildirebilir. İlgili yönetici, bu talebi gecikmeksizin hukuki yardım yapmakla görevli ve yetkili birimlere intikal ettirir (md. 8/1).

Personele karşı kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiilin işlenildiği herhangi bir şekilde öğrenildiğinde, Bakanlık taşra teşkilatı için il sağlık müdürlerince, bağlı kuruluş taşra teşkilatı için ise bu kuruluşların taşra teşkilatı birim amirlerince yönetmelik hükümleri resen uygulanır ve ilgili personelin veya kanuni mirasçılarının hukuki yardım müessesesini etkin bir şekilde kullanabilmesi için gerekli tedbirler alınır (md. 8/2).

http://www.medimagazin.com.tr/authors/hakan-hakeri/tr-saglik-calisanlarinin-siddet-hakaret-ve-tehdide-karsi-hak-arama-yollari-72-64-3158.html
 15 Mayıs 2012, 20:57 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER:
  Anasayfa   Bilgi Yarışması   Deneme Sınavı   Çalışma Soruları   Forum   Dosyalar   Linkler   Anketler   Etkinlikler   Özel Mesajlar   Sözlük  
  Üyeler   Yöneticiler   Favori Sorular   Soru Ekle   Soru Sınıfla   Tüm Sorular   Günün Sorusu  
  Üye Ol   Üye Girişi Yap   Üye Çıkışı Yap   Üyelik Ayarları  Banka 
  Destek  Site Haritası   Site İçi Arama   İletişim