ÖLMEYİ HAK EDİYORSUNUZ!
ADMiN
DİKKAT: Bu konu 4 yıl önce açılmış. İçerdiği bilgiler eskimiş olabilir!


“ölmeyi hak ediyorsunuz!”

Bugün doktor olan oğlum, yoğun bakımda durumu ağır olan hastası fenalaşınca, poliklinikteki hastasını bırakıp aciliyeti olana koştu. Saatler süren operasyon geçiren hastasını kurtarabilmek için bir kez daha canla başla çalıştı. Poliklinikteki sırasını bekleyen (durumu acil olmayan) hasta ortalığı birbirine kattı “ölmeyi hak ediyorsunuz!” diye.

“Bir kez olsun arkadaşlarıyla doyasıya gezemedi”

Evet! Benim oğlum ölmeyi hakediyor. Çünkü daha ilkokulda cumartesi, pazar, kar, soğuk, yağmur demeden uykulu gözlerle dersaneye gitti, daha başarılı olabilmek için. Aynı tempo ortaokul ve lisede devam etti. Bir kez olsun arkadaşlarıyla doyasıya gezemedi. Kış boyunca gösterimdeki filmlere gidemeyip, “yaz sezonu tekrar gelir o zaman seyrederim” diye umut etti. Benim doktor oğlum gençliğini yaşayamadı. Üniversite sınavında başka bir şehrin tıp fakültesini kazandı. Bir gün bile ayrı kalmadığım, daha bebekken ağlamasın diye sırtıma çarşafla bağlayıp, bulaşık yıkadığım oğlumu gurbete yolladım. Sırf ağabeyi ve babası gibi doktor olsun, insanlara şifa dağıtsın, hayır duası alsın diye. Ama yokluğuna bir türlü alışamadım, arkasından her gün ağladım.

“yıllarca gidip geldik oğlumuza destek olalım diye”

Bir öğrenci evinde kaldı oğlum. Başlangıçta zor günlerdi. Elini sıcak sudan soğuk suya sokmadığım oğlum yemek yaptı arkadaşlarına, bulaşık yıkadı, tuvalet temizledi. Bir gün dahi olsa gurura kapılmadı kolej mezunuyum, varlıklıyım diye. Zordur tıp fakültesi, bir okuyan bilir, bir de ailesi. Hiç boş saati, boş günü yoktur. Anfi dersi, laboratuar, stajerlik, intörnlük derken gecesi gündüzü kalmaz. İki şehir arasında yıllarca gidip geldik oğlumuza destek olalım diye.

“doktor oldu…”

Benim oğlum gurbette sabahları kahvaltı yerine simit yedi yıllarca, karnını doyuracak annesi yanında olmadığı için. Çok zor yıllardı hepimiz için, onu ilk kez bırakıp geldiğim gün daha dün gibi aklımda. Özlem yıllarca sürdü ve nihayet oğlum babası ve ağabeyi gibi doktor oldu.

“kurşun geçirmez yelek giyip operasyonlara katıldı”

Sonra zorlu süreç tekrar başladı. Pratisyen iken bir yıl askerlik yaptı Güneydoğu’da, kurşun geçirmez yelek giyip operasyonlara katıldı. Mehmetçiğe şifa dağıttı. Daha sonra TUS denilen ihtisas sınavını kazanabilmek için iki yıl dersane-kütüphane arasında koşturup beyin cerrahi bölümünü kazandı.

“aralıksız 36 saat çalıştığı gün”

Asıl maraton şimdi başlamıştı oğlum için. Uzun süren ameliyatlar, aralıksız 36 saat çalıştığı gün aşırı nöbetler derken ayakta durmaktan toplar damar yetmezliği gelişti ve bacaklarında yaralar oluştu. O kadar yoğun çalışıyordu ki kendisi gibi doktor olan eşini ve yeni doğmuş bebeğini nadiren görüyordu.

”Türkiye’nin bir ucuna mebcuri hizmete…”

Evet benim oğlum bütün bunlardan dolayı ölmeyi haketti! Asistanlık bittikten sonra oğlum ve eşi uzman oldular ve Türkiye’nin bir ucuna mebcuri hizmete, düzenlerini bırakıp gittiler, hem de seve seve. Bizim için hasret tekrar başladı. Anne-baba olup da çocukları yanlarında olmayanlar evlat hasretini iyi bilirler. Her gün dua ettim yuvalarına, ait oldukları yere geri dönebilmeleri için. Boş evlerinde yanlarında götüremedikleri çiçekleri solmasın diye sularken ağladım günlerce.

“ gişedeki memuru da öldürmeyi düşünüyor musunuz ?”

Sen ey oğlum başka birinin hayatını kurtarıyor olduğu için muayenesi 15 dakika geciken hasta! Oğlumun ölümü haketmesinin sebebi iyi bir insan, iyi bir doktor, iyi bir evlat, iyi bir eş ve iyi bir baba olması mı? Devlet dairelerinde, bankalarda ve daha başka nice yerde, lüzumsuz yere kuyrukta bekletilirken, gişedeki memuru da öldürmeyi düşünüyor musunuz? Vicdanınız hastaneye gelince mi köreliyor yoksa zaten vicdansız mısınız?

“vicdansızlara hakkımı helal etmiyorum!”

Ben, eşi ve üç oğlu doktor bir anne olarak doktora şiddet uygulayan veya aklından şiddet uygulamayı tasarlayan vicdansızlara hakkımı helal etmiyorum! Doktorları üç-beş oy uğruna topluma hedef gösterenler, hasta hakkı deyip, doktorun hakkını elinden alanlar, kendinizden utanın! Kırkbeş yıllık bir hekim eşi olarak doktorların böyle bir muameleye layık görülmesini esefle kınıyorum. Eğer Allah bana ömür verirse torunlarımın doktor olmaması için elimden geleni yapacağım.

Bir doktor annesi .

http://www.asistanhekim.org/2012/05/doktor-annesinden-aglatan-mektup-ozel-paylasmaya-deger/
 14 Mayıs 2012, 00:48 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER:
  Anasayfa   Bilgi Yarışması   Deneme Sınavı   Çalışma Soruları   Forum   Dosyalar   Linkler   Anketler   Etkinlikler   Özel Mesajlar   Sözlük  
  Üyeler   Yöneticiler   Favori Sorular   Soru Ekle   Soru Sınıfla   Tüm Sorular   Günün Sorusu  
  Üye Ol   Üye Girişi Yap   Üye Çıkışı Yap   Üyelik Ayarları  Banka 
  Destek  Site Haritası   Site İçi Arama   İletişim