İLACIN YAN ETKİSİNDEN DOKTOR SORUMLU
ADMiN
DİKKAT: Bu konu 9 yıl önce açılmış. İçerdiği bilgiler eskimiş olabilir!
Kullandığı ilacın yan etkisi sebebiyle mide kanaması geçiren hasta, doktorunu dava etti. Yargıtay ilacın yan etkisinden doktoru sorumlu tuttu. Yargıtay'ın bu kararının ardından 'Hekimler ilacın yan etkilerinden sorumlu mudur?' tartışması başladı.
 09 Eylül 2007, 02:23 
ADMiN
Gazeteport isimli internet sitesinden yayınlanan habere göre, İstanbul'da yaşayan A.A. rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmeye başladı. Hastayı muayene eden doktor, tahlil ve film sonuçlarına göre yazdığı reçetedeki ilaçları kullanmasını ve 10 gün sonra yeniden kontrole gelmesini söyledi. A.A. 9'uncu günün sonunda mide kanaması geçirdi ve hastaneye kaldırıldı. Mide kanamasının sebebinin kullandığı ilaçlar olduğu belirlenen A.A. kendisine ilaçları yazan doktor hakkında 2 bin 800 YTL maddi ve 10 bin YTL manevi tazminat istemiyle dava açtı.


"Doktor sorumlu"
Bağcılar 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada görevlendirilen ve üroloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti, yazılan ilacın mide bağırsak sisteminde rahatsızlığı bulunan kişilerde yan etkisi bulunduğu için dikkatli kullanılması gerektiği yönünde rapor hazırladı. Mahkemede ifade veren doktor, hastanın mide rahatsızlığı olup olmadığını sorduğunu ancak A.A.'nın rahatsızlığı olmadığı yönünde bilgi verdiğini ifade ederken, A.A. kendisine böyle bir soru sorulmadığını söyledi.

Mahkeme durumun ilacın yan etkisinden kaynaklandığını belirterek, davayı doktor kusuru bulunmadığı gerekçesiyle reddetti.

Dava A.A.'nın kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay'a taşındı. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, doktorun önerdiği ilacın yan etkisinden sorumlu olduğuna karar verdi. Doktorun, görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değilse de bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan sorumlu olduğunun belirtildiği kararda şu ifadelere yer verildi:

"Doktorun sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Doktor, işçi gibi özenli davranmak zorunda olup hafif kusurundan dahi sorumludur. O nedenle, doktorun meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif dahi olsa sorumluluğunun unsuru olarak kabul edilmelidir. Doktor, hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu, tıbbi açıdan zamanında gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedavi yöntemini de gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır."


Hasta haklarına dikkat çekildi
Yargıtay kararında doktorun, asgari düzeyde dahi olsa, tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlü olduğuna dikkat çekilerek, "çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir tercih yaparken de hastanın ve hastalığının özelliklerini göz önünde tutmalı, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmalı, en emin yolu seçmelidir" ifadeleri kullanıldı. Hasta haklarına da dikkat çekilen kararda, hastanın tedavisini üstlenen meslek mensubu doktorundan tedavisinin bütün aşamalarında mesleğin gerektirdiği titiz bir ihtimam ve dikkati göstermesini, beden ve ruh sağlığı ile ilgili tehlikelerden kendisini bilgilendirmesini güven içinde beklemek hakkına sahip olduğu da belirtildi. Doktorun, "Mide hassasiyetinin olup olmadığını sorduk" sözlerine de, "Tedavi öncesi mide şikayeti olan hastanın bu konuda soru sorulmasına rağmen kendi sağlığını riske atacak şekilde bu durumu bildirmeyerek ve ısrarla bu ilacı, 9 gün kullanarak mide kanaması geçirmesine sebebiyet vermesi hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir" değerlendirmesini yaptı. Karar Yargıtay tarafından, bu gerekçelerle bozularak yerel mahkemeye gönderildi.


"Vahim bir karar"
Yargıtay'ın bu konudaki tutumu üzerine doktorlar arasında doktorun sorumlulukları konulu bir tartışma da başlamış oldu. Birçok doktor yan etkinin hata kapsamında sayılamayacağını bunun bu uygulamanın başka hiçbir devlette olmadığının da altını çizdi. Hasta haklarını korumaya yönelik bir tutum takınmaya çalışılırken doktor hak ve sorumluluklarının yanlış değerlendirildiği de belirtildi.

Bu kararın benimsenmesinin mümkün olmadığını belirten SSK Göztepe Hastanesi 4.Cerrahi Kliniği Şefi ve TTB Yüksek Onur Kurulu Üyesi Doç. Dr. Faik Çelik, hekimin hastayı aydınlatmasının zorunlu olduğunu ancak bunun belirli bir çerçeve dahilinde yapılacağını söyledi. Hastanın yan etkiler konusunda bilgilendirildiğini ancak yan etkisi olmayan ilaç bulmanın mümkün olmadığını dile getiren Çelik şunları söyledi:

"Yan etkiden çıkan problemden hekimi sorumlu tutmak mümkün değil. Bu çok zorlamacı ve şekilci yaklaşımla verilmiş bir karar. Kesinlikle kabul edilecek bir şey değil. Böyle bir karar Avrupa'da yok.

Karar belli ki hastayı, hasta haklarını koruyalım diye alınmış ama bununla alakası yok. Hastayı bu şekilde koruma altına alamazsınız. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Aydınlatılmış onam diye bir olay var."

Bu kararın emsal teşkil etmesi durumunda, defansif tıbbı iyice yerleştireceğini de dile getiren Doç. Dr. Çelik, "Bu durum o hale gelir ki, artık ülkede hiçbir hekime ilaç yazdıramazsınız. Bu vahim bir karar" dedi. Aydınlatılmış onamın varlığının bu durumlar için de önemli olduğunu vurgulayan Çelik, zorlamalı yorumların tıbbı zapturapt altına alamayacağını, alırsa da bundan vatandaşın zarar göreceğini dile getirdi.
 09 Eylül 2007, 02:24 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER:
  Anasayfa   Bilgi Yarışması   Deneme Sınavı   Çalışma Soruları   Forum   Dosyalar   Linkler   Anketler   Etkinlikler   Özel Mesajlar   Sözlük  
  Üyeler   Yöneticiler   Favori Sorular   Soru Ekle   Soru Sınıfla   Tüm Sorular   Günün Sorusu  
  Üye Ol   Üye Girişi Yap   Üye Çıkışı Yap   Üyelik Ayarları  Banka 
  Destek  Site Haritası   Site İçi Arama   İletişim